Beauty, Beauty Closet of the Month

Ayın Makyaj Çantası: Sevgi Yıldırım

DSC_0078
DSC_0080
Herkese merhaba! Ben birilerinin makyaj cantasını karıstırmayı cok severim – aslında hepimizin meraklı oldugu birşey degil mi ? Bu noktadan yola cıkarak ürün incelemelerinin yanında, yeni bir yazı serisi olusturma kararı aldım. Her ay secmis oldugum bir kisinin makyaj cantasını karıstırıp, sevdigi ürünleri hos bir sohbet yazısı icerisinde inceleyecegiz. Serinin ilk konugu da en yakın arkadasım Sevgi Yıldırım’dan baskası olamazdı. Öncelikle Sevgi hakkında gerekli birkac bilgiyi sizlerle paylasmak istiyorum. IMG_9168Sevgi son derece kuru bir cilde sahip. Hayalet kadar beyaz tenli ( Pembe alt tonlu ) ve son 8 senedir birkac ürün dısında kullandıgı ürünler neredeyse hic degismedi. Kendine has bir makyaj uygulama tarzı var. Allık dışında fırça kullanmıyor. Şimdi hep beraber yıllardır severek kullandıgı ürünleri Sevgi’nin ağzından dinleyelim.

Ten makyajı : NARS All Day Luminous Weightless Fondöten, LANCOME Effacernes Concealer, CHANEL Soleil Tan de Chanel – Bronzing Makeup Base
Göz makyajı : FLORMAR Dipliner, LANCOME Grandiose Maskara, CHANEL Göz Kalemi ( 61, Siyah )
Dudaklar : TOM FORD 03 Casablanca, DİOR Addict Extreme 866 Paparazzi

DSC_0081

İclal: Ten makyajı ile baslayalım. Lancome‘un bu concealerını 30 bin senedir kullanıyorsun heralde. Neden ?
Sevgi : Öncelikle kapatıcılık oranı beni oldukca tatmin ediyor. Yüzümde ağırlıgını hissetmiyorum ve son derece açık olan ten rengim ile uyumlu duruyor. Ülkemizde ten rengi bu kadar acık olan insanlar icin renk secenekleri genelde biraz kısıtlı. Baska bir markadan denedigim renkler, concealer özelligini kaybediyor. ( Kül gibi durması ) DSC_0004Beni tatmin eden bir formül ve renk buldugum icin bu kadar uzun senedir bu markadan vazgecemiyorum. Kalıcılıgı da oldukca basarılı. Bazen gercekten cok yorgun görünüyorum ve suratıma sadece concealerı sürdügümde bile “Sevgi canlanmıssın” yönünde tepkiler alıyorum.
İclal: Peki Fondöten? Normalde fondöten kullanan biri degilsindir. Pürüzsüz bir cildin var. Özel geceler icin alıp 3 senede bir sise bitiremezsin. Bunu sevdin ama, kabul et.
Sevgi: Evet, gündelik hayatımda fondöten kullanmayı seven biri degilim. Zaten istesem de cildim kaldırmıyor. O yüzden de fondöten alacagım zaman, günlük kullanımın dısına cıkarak, nadir bir sekilde kullandıgım icin genelde yogun kapatıcılık özelligine sahip ve uzun bir geceyi cıkartacak ürünler tercih ediyorum. İlk sürdügüm haliyle, gece sonunda cildimde kalabilsin isterim. Önceden MAC’in Studio Fix Fluid’ ını kullanıyordum. Sonra farklı bir marka arayısına girdim ve senin tavsiyen üzerine NARS‘ın yeni fondötenine yöneldim. Kullandıgım rengi Mont Blanc. ( Also known as the Hayalet ) Yaz mevsiminde bronzlasamıyorum ancak kızarıyorum. Bu yüzden yazı da cıkartacak ve mevsim gecislerinde bütünlügü saglayacak, normalden bir tık koyu bir renk tercih ettim. Cok memnunum. Sadece alın kısmında cok nadir olarak biraz o kuruluktan kaynaklı pütürlülügü belli ediyor. Bu problemi de kullandıgım yogun nem deposu nemlendiricim ile hallediyorum. (Clinique Mouisture Surge Serisi ) O nemlendiriciyi oldukca sık kullanmaya calısıyorum. Onun dısında makyaj öncesinde de Mouisture Surge serisinin yüz spreyini mutlaka uyguluyorum. Bu yüz spreyinin minik boyu hep yanımda. Kuruluk hissettigim her anda kullanıyorum.
İclal: Sevgi’nin kullandıgı NARS fondöten hakkında bir inceleme yazım bulunmakta. Buradan okuyabilirsiniz. Peki şu vazgecemedigin bronzer ?
DSC_0083Sevgi: Önceden cok uzun seneler boyunca Guerlain‘in Terracotta sını kullandım. ( Mozaik görünümlü olan) En acık renkleri özenle secerek, uzun süre severek kullandım. Ancak malzemelerimi yanımda tasıdıgım icin, cok cabuk kırılan bir ürün oldugunun farkına vardım. Tamamen toz haline dönüsüyordu. Bu da benim icin cok kullanıslı olmuyordu. Sonrasında, sende görmüs oldugum Chanel krem bronzer’i begendim. Tam da o arada annem yurtdısına gidecekti. Ona siparis ettim. Ancak annem bana pudra versiyonuyla geldi. ( Soleil Tan de Chanel Powder) Aslında yanlıs aldıgı ürün, beni Guerlain’den daha tatmin eden ve hala kullanmaya severek devam ettigim bir bronzer oldu. Benim gibi beyaz tenlilerde bronzerların cok turuncu gözükme riski var.  O nedenle icerisinde pembelik barındıran bronzerları tercih ediyorum. Gecenlerde anneme yine siparis verdim. Bu sefer de en basta alması gereken krem versiyonunu almıs. Pudrayı bitirdikten sonra, krem versiyonuyla devam edecegim. ( Chanel Soleil Tan de Chanel‘i buradan okuyabilirsiniz ) Gerektiginde de MAC’in hafif icerisinde ısıltı barındıran koyu pembe tonlarında bir allıgı ile üzerinden geciyorum. Özellikle acık pembe renginde bir ruj ile kombinledigimde, elmacık kemiklerimi daha cıkık gösteriyor.
İclal: Göz kalemi ? Yıllardır akma yapmayan bir formül arıyordun. Bulabildin mi ?
Sevgi: Benim gözlerim küçük. Bu yüzden ya kalem ya da eyeliner hep akıyor. Gözün alt ic kısmına cekmek adına, hemen hemen her markanın siyah kalemini denedim. Beni tek mutlu eden ve akmayan Chanel‘in siyah göz kalemi oldu. Bunu da sen tavsiye etmistin bana. Bu kalem akmıyor. Siyah rengi de cok sert degil. Böylelikle renkli gözlerim ile uyum icerisinde, daha dumanlı bir görüntü elde edebiliyorum. Yapısı oldukca yumusak. Göz kapagı üzerine de eyeliner cekiyorum. Flormar‘ın dipliner ini kullanıyorum. ( Likit ) Enteresan bir sekilde Flormar beni cok sasırttı. Akmayan ve transfer olmayan bir formülü var. Uyguladıktan sonra 2-3 saniye bekliyorum ve kurumus oluyor. Bu noktada A kategorisine giren degil, C kategorisine giren bir ürün beni oldukca tatmin etti ve senelerdir baska bir eyeliner kullanmıyorum. Gün sonunda biraz rengini kaybediyor ama bu da cok önemli degil.
İclal: Peki o meshur Lancome Hypnose Drama’dan nasıl oldu da vazgectin ? O da ayrı bir hikaye.

DSC_0032
Sevgi: Hypnose Drama’yı cıkıs tarihinden itibaren kullanıyordum. Tabi dönem dönem aralarda YSL, Clinique vb kullandıgım oldu ancak Drama’nın yarattıgı etkiyi hicbirinde bulamadım. Eyeliner cekmesem bile dikkat olusturmasını seviyordum. Ancak gecen ay uzun süreden sonra yeni maskarasını deneme kararı aldım. (Grandiose)  Öncelikle sekli sayesinde ic kirpiklerime kolaylıkla ulasabiliyorum. Cok az bir efor sarfederek kirpiklerimi istedigim kadar uzatabiliyorum ve son derece profesyonelce yapılmıs bir makyaj görüntüsü elde ediyorum. Sanıyorum ki Drama’dan sonra bunu da bir 5 sene kullanacağım.
DSC_0037İclal: Dudakların icin de vazgecemedigin, belli baslı rujların var.
Sevgi: Ruj olarak da genelde pembe tonlarını kullanıyorum. Tenimle uyum sağladıklarını düsünüyorum. Dior’un vazgcemedigim birkac tane ruju var. Her formülünün pembe tonunu kullandım. Son zamanlarda ise Tom Ford’a sardırmıs durumdayım. Kalıcılık ve pigmentasyon bakımından Tom Ford her sekilde bası cekiyor. Ancak Dior’un renk secimlerini daha cok begeniyorum. Genelde bu iki marka üzerinden ilerliyorum. Rujlarımı sürekli yanımda bulunduruyorum. DSC_0047 Cok da fazla tazelememe gerek kalmadıgını eklemek istiyorum cünkü uzun süre kalıcılık ve nem bakımından iki marka da beni tatmin ediyor. Kırmızı olarak da yine Tom Ford ve Dior. Özellikle gecen seneden itibaren, en cok yatırım yaptıgım ürünler dudak ürünleri oluyor. Genel olarak makyajım bu şekilde.
İclal: Kısaca cilt bakımından da bahsedelim. Kuru ciltler icin bir ürün tavsiyen var mı ?  Sevgi: Ne kadar peeling yaparsam da yapıyım, o  olusan pul pul görüntü ve kuruluga baglı olarak cok nadir de olsa cıkan sivilceler – nadir ama cıktıgında tam anlamıyla cıkması – kuru cildimin bende yarattıgı depresyonlardan birkacı. Genellikle arkadaslarımdan bu konuda tepki cekiyorum – senin cildinde birsey yok seklinde – ancak kuru ciltliler beni anlayacaktır. 15 yasından beri düzenli olarak cildime bakıyorum. Cilt bakımı konusunda da marka bağımlılıgım var ve Clinique’den vazgecemiyorum. Markanın 3 adım serisi ile baslayan maceram, cesitli ürünleri ile hala devam etmekte. Temizleyici ve nemlendirici olarak Clinique kullanıyorum. Aralarda Dior vb kullandım, özellikle toniği rezaletti. ( Dior – Hydra Serisi)  Clinique’in toniğinin o alkol kokusunu seviyorum ve gercekten temizledigini pamukta gözlemliyorum. Ek olarak da haftada bir ya da 2 olmak üzere Lancome’un Exfoliance Clarte peelingini kullanıyorum. Bu peeling de cildimi kızartmayan yegane ürünlerden birisi. Kuru cilt sahiplerine Clinique’in Moisture Surge serisini siddetle tavsiye ederim. Bu seri de kızarıklık, alerji ya da herhangi bir iritasyona sebebiyet vermeden vadettigini gerceklestiriyor. Linke buradan ulasabilirsiniz.

Sevgi Yıldırım’a bu keyifli sohbet icin tesekkür ederim. Umarım okuyucular icin de keyifli olmustur.

Bir sonraki yazıda görüsmek dilegiyle,
Sevgiler.

Advertisements
Standard

3 thoughts on “Ayın Makyaj Çantası: Sevgi Yıldırım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s